
13.12.2007
Atatürk havalimanı iç hatlar terminali. Hava henüz aydınlanmış. Altı çift yaşlı göz uğurladı beni sabah 06:30'da. Gözlere teker teker son kez dönüp baktığımda, içinde bulunduğum durumdan kurtulma olarak gördüğüm askerlik o an içime oturdu. Arkamı döndüğümde tüylerim diken diken olmuştu. Tabanımdan başıma ince bir sızı yükseldi. Gözlerime yaş akın edecek gibiydi. O an durdum. Silkindim. Merdivenlerden inince her şey geçmişti.
Uçsuz bucaksız ve bembeyaz tarlaların arasında bulunan Ağrı havaalanına sarsıntılı bir iniş yaptı Airbus A-319. Ağrı havalimanı küçük bir kulübeden ibaretti.
Birliğe teslim olup bekleme saatlerine başladık. Önce Jandarma İl Komutanlığı, ardından Jandarma Asayiş Komando Komutanlığı. Bir araçtan diğerine biniyor, herhangi bir eşya gibi istifleniyorduk araçların içine. Asıl sürpriz akşamaydı. İlk defa bu kadar kirli bir çarşafta yatacaktım. İşin ilginç tarafı ise; tertemiz gördüğümüz çarşaf ve nevresimlerin denetleme için oluşuydu. Bir Astsubay başçavuş akşamüstü bu temiz takımları çıkarttırmıştı tüm koüuşlardaki yatakların her birinden "onlar denetleme için" diyerek.
Her şeye rağmen kendimi dinleyebileceğim bir zaman olacak askerlikte geçireceğim vakit, hissediyorum. Ne de olsa vatan borcu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder