
20.12.2007
- Ağabey dağda göreceksin komutanları. Nasıl babacan ve ağabey oluyorlar.
Nevzat'tı konuşan. Nevzat Kırıkkale'li. İstanbul Esenler'de oturuyormuş. PVC satışı yapan bir firmada çalışıyormuş. Yakışıklı çakı gibi bir komando er. Devam ediyor Nevzat;
- Acemiliği İzmir Foça'da yaptım. Eğitim çok zordu ağabey. Gerçek mermilerle tatbikatlar, yanımıza torpil atıp el bombasından kaçış eğitimi...
Gerçek mermilerle eğitim verirken bizi yere yatırıp üzerimizden kurşun atıyorlardı. Bir kalksak vurulacağız. Zaten 2003 yılında bir astsubay komando kayadan seken kurşunla ölmüş. Eğitim zaiyatı (!)...
Bugün bayram. Kurban bayramının birinci günü. Son on gündür ilk defa iki saat daha fazla uyudum, 07:00'da kalktım. Badim Hıfsı;
- Ozan kalk. Arkada kurban kesiyorlar. Bizim kurban (aramızda para toplamıştık)
- Ben biraz daha yatacağım. Sonra gelirim.
Böyle başladı gün. Saat 09:00'da çıktığımda dışarıya, arka tarafta kesilen iki koçun (birisi bizim, birisi komandonun) etleri bir yandan parçalara ayrılıyor, bir yandan da odun ateşi üzerindeki saçta tadımlık olarak konuluyordu. Et kokusundan yiyemedim o an. Öğlen Albay geldi bayramlaşmaya. Bizim kısa dönem seksen kişi ilk defa bu denli başarılıydı selamlamalarda ve saf düzeninde. Albay'ın konuşması hepimizi heyecanlandırdı.
Daha sonra (saat 13:00'dan) ertesi gün 09:00'a kadar istirahatliydik. İşte asıl bayram bu oldu bize....
Akşam saat 20:00 civarı dalmıştık Nevzat'la sohbete bizden Kayseri'li bir arkadaşla birlike. Nevzat uzun uzun anlattı ben de heyecanla dinledim.
- Hayatımda dağ taş görmemiştim ağabey, şimdi dağdan inmez olduk !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder