20 Aralık 2008 Cumartesi

Hayalet Havaalanı

07.03.2008



Er Mustafa ile konuşmaya dalmışken geldi İsmail, saat 06:30 civarında.
- Hadi Ozan gidelim. Geç kaldık zaten. Öğrenciler okula yetişecek.
- Tamam geliyorum İsmail.
Karakol duvarının hemen önündeki buzla kaplı köy yolunun üzerine park etmiş İsmail'in minibüsüne binip tam kapıyı kapatacken arkadan birsinin bağırdığını duydum.
- Dur Ozan dur. Bekle !
- Hayırdır Recep ne oldu ?
- Abi ben de seninle geleceğim.
- Recep sen otobüsle gitmeyecek miydin İstanbul'a? Bu saatte yola çıkmana gerek yok ki. Otobüs öğleden sonra kalkmıyor mu?
- Abi, uçağa hiç binmedim. Korkuyorum. Sen İstanbul'a uçakla gideceğini söyleyince çok düşündüm. Senin sayende ben de uçağa binebilirim diye düşündüm.
- Hadi gençler geç kalıyoruz,
dedi İsmail tam da bu sırada.
- Tamam İsmail gidiyoruz. Hadi o zaman atla.
dedim Recep'e
Yola çıkmıştık artık. Köy içini geçerken koyun sürülerinin melemeleri ağıllardan geliyordu. Her bir melemenin bir koyuna mı bir kuzuya mı ait olduğunu kestirmeye çalışarak kendi kendime oyun oynuyordum. Büyük çoban köpekleri aninden minübüsün önüne atlıyor sanki bir canavarla mücadele edermişcesine dövüşüyorlardı minibüsle.
Köyü çıkıp 45 dakika sürecek 17 km'lik Ulukent - Diyadin yoluna düşmüştük. Yol tamamen karla kaplı olduğundan yolun asfalt mı, patika mı olduğunu kestiremiyordum ama yaşadığım sarsıntılardan çok bozuk bir yol olduğunu hayal edebiliyordum.
Yaklaşık 40-45 dk sonra ilçedeydik. Sivil kıyafetimin üzerine giydiğim hücum yeleğini, hücum yeleğinin cebinde bulunan şarjörleri ve G3 marka uzun namlulu silahımı idari işlerden sorumlu askeri koğuştaki yatağından kaldırarak teslim ettim. İlçe Jandarmanın kapısından çıktığımda kuş gibi hafiftim artık. Tek ağrılık Recep'ti ki o da can yoldaşı olmuştu bana bu yolculukta.
İlçe merkezinin bir başından diğer başındaki Ağrı minibüslerine yürüyorduk. Bu yürüyüş uzun sürmedi çünkü ilçe merkezinin tek caddesinde bu mesafeyi yaya olarak almak 5-6 dk sürüyordu.
Ağru minübüsüne binip yaklaşık 45-5o dk süren bir yolculuktan sonra Ağrı il merkezine varmıştık. Taksiyle yaptımız pazarlıktan sonra (pazarlıkta anlaşamazsak havaalanına gitmek için başka seçeneğimiz olmadığını bile bile pazarlık yapmamızın nedenini hala düşünüyorum.) havaalanının yolunu tutmuştuk. Ağrı havaalanı il merkezine 5-6 km uzaklıktaydı. Evler bitip düzlüklere ulaştığımızda havaalanına yaklaştığımızı anlamıştım. Anayoldan havaalanına döndüğümüzde, giriş bariyerle kapatılmış olduğundan durduk. Güvenlik kulübesinin içinden kafasını çıkaran bekçi seslendi,
- Hayırdır. Niye geldiniz ağabey !

1 yorum:

Adsız dedi ki...

ciddi mi? karadenizli olmasın?