5 Aralık 2008 Cuma

Kaza geliyorum demiyor / Şoförsüz araba...


18.12.2007


Zeytin gözleri kocaman olmuştu, koğuş kapısından adeta içeri fırlattı kendini;


- Nöbetçi nerede, koğuş nöbetçisi nerede?


diye titrek ve heyecanlı sesiyle bağırıyordu. Gelen Üzeyir'di. Kalem kaşlı, temiz yüzlü, yakışıklı, zıpkın gibi bir komando erdir Üzeyir. Huyu da fiziği gibi güzele benziyor. Üzeyir'i ilk defa böyle görmüştüm. Titriyordu adeta. Bir gariplik vardı, kesindi ancak ne olduğu hakkında en ufak bir fikrimiz yoktu. Badim Hıfsı, arkadaşım Ali ve ben donakalmıştık. Ali refleksle, sanırım Üzeyir'i kendine getirmek için Üzeyir'in çenesini tuttu ve salladı. Üzeyir yeniden birkaç kelime de olsa konuşmaya başladı.


- Araba, kaydı, çarptı...

- Ne arabası, kime çarptı


diyerek ve Üzeyir'i iteleyerek fırladık kapıdan. Manzara anlatıyordu olanları. Kademe askerlerinden birisi, askeri jiple (land rover) kısa dönemlerden, bizim bölükten, Cenk'e çarpmış. O an Cenk'in başındaki kalabalıktan o olduğunu bilmiyorduk tabi. Aramızda 50 metre kadar vardı. Bir jip, jipin önünde toplanmış ve yere bakarak bağıran seslerden ibaretti herşey.


- Çekilin, dokunmayın, kaldırmayın...


Koşarak diğer arkadaşların yanına ulaştık. Sesler devam ediyordu. Yerde yüzüstü yatan birisi vardı ancak kim olduğunu hala bilmiyorduk. Kalabalığın en arkasından birisine sorarak Cenk olduğunu öğrendim. Cenk'i şahsen tanımıyordum. O anki halimi ve duygularımı tarif edemem. Aklıma, ya kötü bir şey olduysa fikri, hemen ardından da ailesi, annesi, babası varsa eşi ya da sevgilisi geldi. O an gözüm 3-4 santimetre kalınlığındaki kar üzerinde oluşan 5-6 metrelik fren izine takıldı ve hemen ardından Cenk ses verdi.


- Sanırım iyiyim. Ayağa kalkmayı deneyeceğim.


bir insanın konuşabildiğine bu kadar sevinebileceğim hiç aklıma gelmezdi. Derin bir oh çekerek askerlik günlerimi düşündükçe çekeceğim ızdıraptan kurtulduğuma sevindim en çok.


Cenk şimdi yatağında uyuyor. Sadece yumuşak dokusunda hafif ezilme var. Komutanlar sağlık konusunda son derece titizler. Ağrı'daki imkanlarla ne yapılabiliyorsa en iyisini yapıyorlar.


Cenk, hastanede kontrol edilmiş ve istirahat verilmiş. Hiçbir ciddi sıkıntısı yok. Bu gece hepimizin yüreğini ağzına getiren ve moralimizi bozan olay bu oldu. Gece diyorum çünkü olay 18:30 civarında oldu. Bu da Ağrı'da gece demek.


Cenk henüz yerde yatarken olay mahaline gelen Astsubay, şoförü sordu. Şoför ortalarda yoktu. Belli ki korkusundan kaçmış. Kademenin 2-3 askeri de olay yerindeydi. Askerlerin verdiği cevap da ilginçti.


- Bilmiyoruz komutanım. Kimse sürmüyordu !!!

Hiç yorum yok: