6 Aralık 2008 Cumartesi

Ölükent...

14.01.2008
- Ölükent abi burası Ölükent,
diyordu Fahrettin bağıra bağıra. Land'ın arkasında, açıkhavada giderken ancak duyuluyordu çünkü sesi. Diyadin'i henüz çıkmıştık. Çıkar çıkmaz yalçın dağlar, dağlar arasındaki düzlükler ve daha önce çok da rastlamadığım türden kayalıkların içindeydik işte. Her yer bembeyaz. Uçsuz bucaksız göz alabildiğine kimsesiz ve sessiz topraklar. İnsanın aklına ilk gelen şey, bu topraklarda insanların nasıl yaşadığı oluyor.
- Niye Ölükent
dedim tanıştığım yeni asker Fahrettin'e.
- Gidince nalarsın ağabey.
dedi. Gülümser bir edayla...

Hiç yorum yok: