7 Aralık 2008 Pazar

Sürpriz İzin...

03.03.2008
- Çavuş, izne gidiyormuşsun.
- Ne izni ! Ben izne gitmeyeceğim.
- Çavuş vallahi çıkmış galiba iznin. İstrsen karakol komutanıyla bir konuş.
Akşam yemeğinden sonra bu diyalog geçti santral görevlisi er Tahsin'le aramızda. Sonra kendi kendime düşünüyordum er gazinosunda (gazino derken hem yemekhane hem de gazino olarak kullandığımız yirmi yirmibeş metrekarelik bir odadan bahsediyorum.)
"Yok canım. Ben istemedikten sonra beni niye izne göndersinler ki. Buradaki diğer askerler tim askerleri ve mecburi gidiyorlar izne. Ben hem münferitim hem de kısa dönem. Ben istemedikten sonra kimse beni izne gönderemez."
Kendimden çok emindim ancak yine de içimde kalan ufak şüpheyi gidermek için karakol komutanına çıkıp izne istemeyeceğimi söylemeye karar verdim. Önce santrale gidip Tahsin'le tekrar konuşmak istedim.
- Tahsin sen nereden çıkarttın izne gideceğimi? Ben hem kısa dönemim hem de münferitim. Bana mecburi değil izin
dedim Tahsin'e, sanki bu durumun sorunlusuymuş gibi.
- Vallahi çavuş, bölükten gelen listede görünüyorsun. İstersen karakol komutanıyla bir görüş.
diyerek cevap verdi Tahsin.
- Ben de onu düşünmüştüm Sağolasın. Komutan odasında mı?
- Tim odasında. Nöbetçi astsubay var yanında. Git istersen.
Bunun üzerine tim odasına yöneldim.
Tak tak tak... İçeriden karakol komutanının tok sesi yükseldi,
- Geeeel...
- Ozan Yılmaz Sivas. Bir durum arz edebilir miyim komutanım?
- Söyle Ozan.
- Komutanım. İzinler konusunda bir şey duydum. Bu ayki izin listesinde adım varmış. Ben gitmeyeceğim değil mi?
O kadar emin sormuştum ki, karakol komutanı astsubay başçavuş biraz şaşırmış bir edayla cevap verdi,
- Nereden çıkarıyorsun bunu? Planlı izinse gideceksin,
dedi başçavuş pek düşünmeden ya da düşünmek istemeden.
- Ama komutanım. Bize izin mecburi değil diye biliyorum. Devrelerimden zorunlu izne giden kimseyi duymadım.
diyerek haklılığımı ortaya koymaya çalışıyordum adeta.
- Sen gitmek istemiyor musun?
diye sordu başçavuş.
- Zaten dört ay usta birliğim var komutanım. İzne gitmeyip erken çıkmak istiyorum.
diyerek konuya son noktayı koymak istedim.
Karakol komutanı her zaman verdiği cevaplardan birini verdi,
- Hallederiz koç...
Bu cevabın ne anlama geldiğini bütün karakol biliyordu. Eğer karakol komutanı "hallederiz koç" diyorsa o konu hiçbir zaman hallolmuyordu.
Hallederiz koç mu? Bu da ne şimdi. Hakkım olan bir şey için istekte bulunuyorum ve karşımda -sanki bana bir lütufmuş gibi- hakkım olan şeyi bana tekrar sunan bir komutan ! Boşver Ozan. Askerlikte buna benzer çok olay gördün sen. Hatta birçok uygulamayı da haklı buldun kendi mantığı içerisinde. Bunları düşünerek ve komutanı selamlayarak çıktım odadan.
Yok canım. Karakol komutanı "hallederiz koç" demekle birşeyler yaptığını düşünmemi istemiştir. Zaten beni izne göndermeyecekler, ben istemedikçe...

Hiç yorum yok: