12 Nisan 2009 Pazar

Kırk Yıllık Karım

Kırk Yıllık Karım

Çorbana tuzsuz dedim,
Üzdüm,
Gömleğin ütüsünü beğenmedim.
Nice değmezlere övgü dizdim de,
Sana bir gün olsun,
Meleksin diyemedim.

Sarhoş geldiğim akşamlar
Şakaklarımı ovdun, kahvemi pişirdin,
Bazen komşulara özendinse de,
Beni kırmamak için
Duygularını çoğu kez gizledin
Ben mutlu oldukça,
Gözlerin ışıklandı, gülümsedin.

Yaramaz çocuklar gibi
Nazlandım,
Olur olmaz şeylerle hırpaladıkça seni,
Anne gibi bağışladın.

Benim için döktüğün gözyaşlarını
Ve mutluluk paylaşmadaki cimriliğimi
Allah bilir,
Sen yine yağmurda şemsiyem,
Çölde pınarım oldun,
Ben yapraklarını hoyrat ellerle kopardıkça,
Sen her sabah yeniden
Sevgi çiçekleri sundun.

Hakkını ödemek mi?
Asla gücüm buna yetmez
Kırk yıl sırtında taşıdın,
Beni, sen alıştırdın,

Sana bir sorum var.
Tanrı ömür verseydi,
Kırk yıl daha kahrımı çeker miydin?
Bir ömür daha olsa,
Benimle gider miydin?...


Mehmet Fikret YILMAZ

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Kitabın haberini bekliyorum, alacağım mutlaka, imza için de sıradayım :)

ozan dedi ki...

kitap satışa sunulduğunda adınıza imzalatırız.