07.03.2008
Hayatında ilk kez uçağa binmeyi düşleyen ve bu konuda benden cesaret alan Recep; sis, sefer iptali gibi nedenleri de duyunca, uçağa binme planlarını belki de sonsuza kadar erteleycekti.
- Ozan abi. Abi ben paşa paşa otuz (30) saat otobüsle giderim. Hem sürenin uzunluğu, hem de yorucu olması da sorun değil abi. Sarsıntılar da bana tekerin yere değdiğini hatırlatır. Mis gibi...
dedi Recep şehir merkezine dönerken. Bunun üzerine THY bürosunun önünde ben taksiden indim, taksiciyle anlaştığımız tutarı Recep'in eline sıkıştırarak...
- Allah'a emanet ol Abi,
- Sağol Recep, sen de.
Saat 9:00 olmak üzereydi. Bir sonraki günkü uçakla mı gideyim, çevredeki havaalanı bulunan illerden birine mi gideyim düşünceleriyle daldım bürodan içeriye. İçeriye girdiğimde, önce dışarı ile ısı farkını hissettim. Hissedilmeyecek gibi değil, yaklaşık 30 derece. (+20 / -10) Bu histen sonra, gördüğüm manzara, herkesin aynı anda konuştuğu, iki bilet satış temsilcisinin önündeki düzensiz insan kalabalığı ve iki temsilcinin aynı anda iki telefon ve üç dört kişi ile konuşma çabası idi. Birkaç dakika ortamı gözlemleyip neler olduğunu anlamaya çalışmak en iyisi olacaktı ve öyle yaptım. Birkaç dakikanın sonunda konu aydınlanmıştı. Ağrı uçağı yolcuları, 12:20'deki Erzurum'dan kalkacak uçağa yetiştirilecekti. Hemen gerekli işlemleri yaptırdım ve insanların arasından sıyrılarak ne kadar vaktim olduğunu görevliye sordum. 10-15 dakika içerisinde hareket edileceğini söyledi. İstanbul'a geleceğimi bilen tek kişi olan nişanlımı arayıp durumu anlatmak istedim. Bürodan fırladığım gibi etrafta bir telefon kulübesi aradım. - cep telefonumu askere gelirken evde bırakmıştım - Birkaç yüz metre civarda kulübe aradım ancak bulamadım. Sonunda, vitrin camında, yüzyıllardır orada asılıymış gibi duran ve üstünde "Telefon Edilir" yazan ibare bulunan bir bakkal dükkanı bulup içeriye daldım.
- Selamünaleyküm. Telefon çalışıyor mu?
Evet anlamına gelen baş işaretini alır almaz çevirdim numarayı. Nişanlım telefonu açar açmaz konuşmama izin vermeden başladı hızlı hızlı anlatmaya.
- Ozan, bileti benim kredi kartımla aldığımız için sana ulaşamadıklarından beni aradılar. Uçak iptal olmuş. Sana ulaşıp söyleyemedim.
dedi. Ben olayı detaylıca anlatınca iki adım önde olduğum ortaya çıkmış ve ortada bir sorun kalmamıştı.
Artık tek sorun kalmıştı: "Gereken saatte Erzurum'a ulaşmak..."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder