31 Temmuz 2013 Çarşamba

Biz Çoktan Kazandık !

17.06.2013

Şehrin göbeğinde kalan birkaç yeşil alandan birisi olan Gezi parkının yerine yeni bir mimari proje yapılmak istenmesiyle başlamıştı herşey. Önceleri sadece konuya ilgili, doğa ve yurtsever küçük bir azınlığın, cılız sayilabilecek eylemlerinden ibaretti ve bu eylemler gazete ve televizyonların son haberleri olarak yer bulabiliyordu kendine. Bir gün, Mayıs ayının son Cuma günü, iktidar sahipleri, elindeki polis gücü ile bu işe son vermek istediğinde, kendi elleriyle kendi sonunu hazırladığının hiç de farkında degildi.

Şehrin içinde kalan birkaç yeşil alandan birisi olan Gezi parkını korumak için başlayan direnişi sonlandirmak için harekete geçen iktidar sahipleri, işte o an yaktılar tüm fitilleri teker teker attıkları her bir gaz bombasıyla.

Önce sadece selamlastigim komşularımla tanıştım. Birlikte katıldık ilk aksam mahallemizdeki yürüyüşe. Yine aynı gece hiç tanımadığım binlerce insanla yürüdüm kilometrelerce el ele. Korkun bizden, çünkü biz çoktan kazandık !

Ertesi günler daha da çok şaşırmaya, bir o kadar da umutlanmaya devam ettim hep. Hayat arkadaşım omuzladı beni gecenin 3'üçünde ekran karşısında yurdum gençlerinin uğradığı zulme ağlarken ve dedi ki kararlı bir sesle "Üzülme Ozan'cığım, yarın biz de orada olacağız, ben çantayı hazırlarım sen merak etme. Sabahtan Arya'yı annemlere bırakır, gideriz Taksim'e" ve öyle de yaptık. Eşimin gözlerinde ilk defa görüyordum bu kararlı ve korkusuz bakışları. Tasa ettigi tek seyin, ona bir şey olursa, arkada bırakacağı kızımız olduğunu ise satır aralarında söylediklerinden cikarabiliyordum ancak. Korkun bizden, çünkü biz çoktan kazandık !

Hikayemiz bitmiyor, aksine gürül gürül akan derelerin birleşerek güç kazanması misali devam ediyordu. Kardeşimi daha çok düşünür olmuştum. Kan bağından öteydi bu duygu "şimdi iyi miydi, sağ salim dönmüşmüy dü." Kuzenimle her sabaha karsi, "ben geldim, sen iyi misin" diye telefonlasiyorduk. Korkun bizden, çünkü biz çoktan kazandık !

Yıllardır görüşemediğim onlarca arkadaşımla paylaşıyorduk artık duygularımızı sosyal medya üzerinden. Hepimiz evlatlarini merak eden birer anne, birer baba olmuş sürekli birbirimizi sorar olmuştuk. Sormanın da ötesinde yardım ediyorduk uzaktan uzağa oraya gitme, buraya sığın diye. Dünya görüşlerimiz, oy attığımız partiler, tuttuğumuz takımlar aynı da olsa başka da olsa farketmiyordu artık. Alptekin'dik, Yusuf'tuk, Yasemin'dik, Tuğba'ydik ama hepimiz önce insandık. Korkun bizden, çünkü biz çoktan kazandık !

Gezi parkindaki hikayelerimiz ise bambaskaydi. Dukkanlarimizda para değil teşekkür geçiyordu. El ele verip temizliyorduk çöplerimizi. Zincir olup erzak taşıyor, kol kola girip horon tepiyorduk. Ben yanımdakinin, yanımdaki benim adımı bilmiyordu ama içtiğimiz sigarayı biliyorduk. Sigaralarımız bitmiyordu hiç. Varken dükkana veriyor, yokken dükkandan aliyorduk. Tekbir getiren ülkücüler geçerken alkışlıyor, halay çeken kürtlere karışıyor, hep birlikte inletiyorduk meydanı "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganıyla. Çarpisinca özür diliyor, yürürken geride kalana "bir seyin var mı?" diye soruyorduk. Hele bir de gazı yiyince hepimiz doktor, hepimiz yılların dostu oluyorduk. Arada birkaçımız taşkınlık yapmaya kalkarsa, onu, buna kalkistigina pişman ediyorduk. Hatta biz tuttugumuz takimlari unuttuk. Korkun bizden, çünkü biz çoktan kazandık !

Yeni arkadaslarım oldu, mangal yurekli Nursal, korkusuz Nevin, deli Yasin. Atatürk'ün gençliği emanet ettigi öğretmenler. Kardeşimin arkadaslariydi hepsi, şimdi benim de can dostlarimlar. Korkun bizden, çünkü biz çoktan kazandık !

Karikatüristleri kiskandiran bir mizah kültürü, Kızılay'ı ezen gecen doktorlar, onurlu Avukatlar, sanatçılar, cebini değil memleketini düşünen sermaye sahipleri. Hepinizi yürekten selamlıyorum. İktidar sahipleri, korkun bizden, çünkü biz çoktan kazandık !

Son olarak canım annem, ilk gün giderken demiştin ya "gidersen hakkımı helal etmem diye" ve artık "Arya için git oğlum" diyorsun ya, iste bu yüzden "Korkun bizden, çünkü biz çoktan kazandık !"

Hiç yorum yok: